DOLAR
32,2717
EURO
35,1427
ALTIN
2.403,57
BIST
10.165,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Açık
37°C
Diyarbakır
37°C
Açık
Cuma Hafif Yağmurlu
38°C
Cumartesi Az Bulutlu
37°C
Pazar Az Bulutlu
37°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
38°C
Advert

Ne İstiyorsunuz?

A+
A-

İnsanlık Hayatı  boyunca hatta insanlık var olmadan önce de (iblisin kendisini Hz. Adem’den üstün görmesi) kibrin ve alçak gönüllü’lüğün savaşı hep olmuştur. Kibrin (kibirli’nin) kendini üstün görmesi, diğer insanlara tepeden bakması ve onları hor görmesinden kaynaklanan bir savaş. Ama her çağda ve mekanda kibrin yenildiği bir savaş. Peki bu yenilgi neden. Alın size delil. “Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez.”


(Lokman 18) Evet, Allah’ın sevmediği kişilerin (fikirlerin, ideolojilerin, sistemlerin) yenilgisi kaçınılmazdır. nemrut’un Hz. İbrahim’e, firavun’un Hz. Musa’ya, Lut, Semut, Ad, kavimlerinin yenilgileri, haçlıların Selahaddin’e yenilgileri ve siyonist israil’in eninde sonunda müslümanlara yenileceği gibi.
İşte kibrin (kibirlinin) akibeti, tepeden bakmanın hezimeti ortadayken, tarihin sayfalarında nasıl anıldıkları herkesin malumu iken , onlardan ibret almak yerine, ne diye onları örnek almaya, onların yolundan yürümeye merak salmışsınız.
Oysa ki! Daha dün (Anne rahminde ve çocukluk döneminde) kundakta, hiç bir şeyden haberi olmayan, etrafında olup biteni idrak edemeyen,  kendi ihtiyacını göremeyen biri iken 

Allah’ın anne – babanıza verdiği merhamet duygusu sayesinde bakıldınız, yedirildiniz, içirildiniz, giydirildiniz, büyütüldünüz bir şey bilmezken bilir duruma geldiniz. Eliniz kalem tutmaya başladıktan sonra Allah’ın insana bahşettiği ilim denizin den, Allah’ın el-Alim sıfatının tecellisi olarak sizde nasiplenip kiminiz prof. kiminiz doç. Yada daha farklı ünvanlarla anılmaya, insanlar arasında hatırı sayılır kişilerden oldunuz.
Ama tüm bu nimetlere karşı (Allah’a ve İslam dinine inananları tenzih ediyorum) nimet vereni unutup her şeyi kendinizden bilip, kibirlendiniz,  kendinizi en büyük filozof olarak görmeye başladınız. Allah’ın emir ve yasaklarına karşı yeni emir ve yasaklar çıkarmaya başladınız. İnsanlığın selameti için gönderilen kitap ve peygamberlere hakaret eden, insanlığın ilerlemesini dinden, imandan uzaklaşmada gördünüz. Hz. Peygamberin gözümün nuru dediği Namaz için, Namaz denince akıllarına


sadece çorap kokusu gelen kişiler olduğunuzu
her fırsatta verdiğiniz konferanslarda, çıktığınız programlarda söylemekten ne çekindiniz ne de utandınız.
Teknoloji çağındayız söylemlerinin arkasına saklanarak, sizden değil bin yıl önce yaşamış, yüz yıl önce yaşamış olanları bile elinize su dökemez durumda görmeye başladınız. Teknolojinin yada size verilen bilginin ( tıp, astroloji, matemetik, fizik vb.) Allah tarafından verilen bir nimet olduğunu unuttunuz yada işinize gelmediği için unutmak istediniz. Ama şunu da unutmayın “Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma! Ne yeri yarabilir ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin.” (İsra 37) evet haliniz buyken, daha ne istiyorsunuz ne amaçlıyorsunuz. Ölümsüzlüğü mü, çok beklersiniz diyeceğim ama öyle bir bekleme imkanınız da olmayacak.
Şimdi şunu söyleyelim. Kibirlenmenize, üstünlük taslamanıza sebep olan icat ve keşifleri, şu durumda da yapabilir misiniz?
Örneğin; Önceki çağları küçümseyip, “hangi çağda yaşıyoruz canım” diyerek böbürlendiğiniz 21. yy. yılda elinizden teknolojinin ilerlemesini sağlayan elektrik enerjisini alsalar, önceki çağdakilerin yaptıklarını yapabilir misiniz? Bir Farabi, bir ibn-i Sina, bir el-Cezeri olabilir misiniz?  İsteksiz de olsa hayır dediğinizi duyar gibiyim.
O zaman ne diye uğraşıyorsunuz, neden kibirleniyorsunuz. Kaybedeceğinizi bildiğiniz halde Allah’a karşı savaşıyorsunuz. Şükretmeniz gerekirken neden nankörlük ediyorsunuz. Artık bırakın kibri, gururu, tepeden bakmayı, sizin gibi olmayanları yerin dibine gömmeyi ki, sizi de gömdükleri zaman arkanızdan hayır dua edecek, Allah ondan razı olsun diyebilecek, hesabını yapmadığınız kabrinizin başında size fatiha okuyabilecek birileri olsun.
İyi düşünün diyecem ama zaten “düşünürüz” diyeceksiniz. Bu durumda doğru düşünün demem lazım. O zaman doğru düşünün.

ETİKETLER: , , ,
Yazarın Diğer Yazıları
03.03.2022 23:11
24.02.2022 23:26
27.01.2022 23:52
10.04.2022 05:34
28.03.2022 22:38
23.01.2022 00:14
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.