DOLAR
16,8853
EURO
17,8334
ALTIN
992,10
BIST
2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Açık
30°C
Diyarbakır
30°C
Açık
Pazar Açık
31°C
Pazartesi Açık
35°C
Salı Açık
36°C
Çarşamba Açık
37°C
Advert

Kürdün Peşini Bırakmayan Enfal Operasyonları

Barzan Enfal kurbanları müzesi ve anıtı müdürü Rêbiwar Ramazan, operasyonların yıldönümü olan 14 Nisanda yutup kanalı Bangaheqq TV’de bu operasyonları enine boyuna anlattı. Okuyucularımıza ayrıca o videoyu izlemelerini öneririm. Rêbiwar Ramazanla Barzan ve Enfal kurbanları müzesinde tanışmıştık. Babası dâhil ailesi ve akrabalarından tam 150 kişi bu operasyonlarda bilinmeyen bir şekilde katledildi. Kendisi o gün birkaç aylık olduğu için operasyondan kurtulmuş, geride annesinin yanında bir tek kendisi kalmıştı.

Enfal operasyonları özetle şudur:

Saddam Rejimi, Iraklı Kürtleri topyekûn bir kıyımdan geçirmek amacıyla düzenlediği operasyonlara “Enfal” adını vermişti. Bu operasyonlar özel bir proje ve yıllara yayılan bir süreçtir ki soykırım, sürgün ve Halepçe katliamı gibi kimyasal saldırılardan oluşuyor. Başlangıcı 1975’e dayanır. Yoğun olarak ise 1983’te Barzan erkeklerinin katledilmesi ile başladı. Bu yılda yaşları on ile 70 arasındaki sekiz bin erkek evlerinden alınarak Irak’ın güneyine, oradan da çöllere götürülüp diri diri gömüldüler.

Bayanlarını da güneydeki Erbil, Musul, Divaniye vs. kamplarında zorunlu ikamete tabi tuttular. Tüm hayat kadınların omuzlarına binmişti. Çocuklarını geçindirmek için inşaatlarda çalıştılar. Hava değişikliği, ilaç ve yetersiz beslenme nedeniyle her gün onlarca kişi ölüyordu. Bazı günler defnetmeyi yetiştiremiyorlardı.

1986’da kasırga gibi tüm Kürdistan bölgesini etkisi alan operasyonlarda toplanan erkekler kumsallara gömülerek, denizlere ve barajlara atılarak öldürüldüler.182 bin insan farklı şekillerde katledildi bu süreçte.

“Enfal”, Bedir savaşından sonra Müslümanların elde ettiği ganimetlere verilen isimdir. Yani mutlak şirk ve küfür güruhuna karşı yapılan savaştan sonra elde edilen ganimetlere denir. Saddam Kürtlere karşı yaptığı operasyonlara bu ismi vermek suretiyle Kürtleri muharip olan mutlak müşrik ve kâfir toplulukla bir tuttu. Bu şekilde kanlarını döktüğü ve mallarını talan ettiği Kürtlere karşı yaptığı operasyonların meşru, hatta gerekli olduğuna dair gerekçe oluşturmuş oluyordu.

Bu operasyonlar sadece etnik soykırımı değil, aynı zamanda dil ve kültürün de soykırımıydı.

Her sene bu operasyonların yıldönümünde Kürdistan’daki yetkililer ve duyarlı bazı kişiler enfal operasyonlarının bir daha tekrarlanmaması gerektiği yönündeki temennilerini dile getiriyorlar. Ama hakikatte İslam dünyasında Enfal operasyonları hiç bitmedi ve halen devam ediyor. Siyonistlerin Filistinlilere, Çinin Uygur Müslümanlarına, Rusyanın Çeçenlere, Sisi rejiminin İhvanülmüslimine, Miyanmarın  Arakanlı Müslümanlara vs. İslam dünyasının çoğu yerinde Enfal gibi operasyonlar sürmektedir. İslam düşmanları bunların her birisine “Enfal” gibi kendilerini haklı gösterecek “doğal” bir isim vermişler ve her birisinin uzun uzadıya hikâyesi vardır. Tüm bunları bir tarafa bırakıp Kürdistan coğrafyasındaki Enfal, ama farklı isimler altındaki operasyonlarına bakalım:

Irak Kürdistan’ından daha bitmeden operasyonlar Türkiye Kürdistan’ında başladı. “Kürtlerin bağımsızlığı” adı ve iddiasıyla mürted örgütler tarafından başlatılan hareket adeta Kürtleri soykırıma tabi tuttu. Kürtlerin tarihinde olmadığı kadar Kürt kanı döküldü.

“Hain” yaftasıyla sadece kendi içinde 17 binden fazla Kürt gencini infaz etti. Sadece on yıllık çatışmalarda kırk binden fazla Kürdü öldürdü veya öldürttü.

“İşbirlikçidir” diyerek değerlerine bağlı Kürtleri Kürdistandan silme operasyonları başlattı.

Binlerce Kürdün batıya göç edip asimile olmasını, Kemalist rejimin bölgede daha fazla yerleşmesini sağladı.

Bölgede Marksist ve inkarcı düşüncenin yayılmasına öncülük etti.

Din ve namus mefhumu ile birlikte Kürtlerin örf, adet ve geleneklerine savaş açtı.

Siyasi, ahlaki, kültürel ve akidevi olarak yozlaştırdığı Kürtleri emperyalist sömürgecilere hizmet eder hale getirdi.

Çözüm sürecinden sonra kazdığı çukurlarda 8 bin Kürdün katledilmesini gerçekleştirdi.

6-8 Ekimde Kobani bahanesi ile başlattıkları operasyonda değerlerine bağlı tüm Kürtleri yok etmeyi hedeflemişlerdi. Çünkü BDP “sadece Diyarbakır’da Daişe destek veren 400 dernek” üyelerini hedef gösterdi. Her bir derneğin ortalama kaç üyesi olduğunu ve çıkacak rakamı varın siz hesap edin. Bu dernekler dışında Müslüman kisveli kimseler, medreseler, camiler ve BDP dışındaki partilerin binaları hedef alındı.

Giriştikleri kıyımlarla Suriye Kürdistan bölgesini tüm Kürdi yapılanmalardan temizleyip işgalci ABD lehine kontrol altına aldılar.

Bu operasyonların önüne geçmek ümmetin kandan ve İslam düşmanlığından beslenen Batıya karşı silkinmesi ve değerlerine sahip çıkmasıyla olacaktır.

Çünkü işgalci emperyalistler Saddamları ve içimizdeki İslam düşmanlarını, değerlerimizle savaşan mürtedleri besleyebildikçe Enfal operasyonların sonu gelmeyecektir.

ETİKETLER: , ,
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.