DOLAR
31,1264
EURO
33,7904
ALTIN
2.033,90
BIST
9.334,13
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Açık
12°C
Diyarbakır
12°C
Açık
Salı Açık
15°C
Çarşamba Açık
16°C
Perşembe Açık
16°C
Cuma Çok Bulutlu
13°C
Advert

Allah (cc) İle Yapılan Ticaret: İnfak

A+
A-

İnfak, harcama- ödeme anlamına gelen arapça bir kelimedir. Allah’ın (cc) rızasını kazanmak için kişinin Allah’ın (cc) kendisine helal olarak verdiği rızıktan bir müslümanı veya bir islami hareketi maddi olarak iyileştirmek amacıyla harcaması da diyebiliriz. Özelde bir müslümanı maddi konu da iyileştirmek, onun yaşadığı fakirlik imtihanına yardımcı olmak amacıyla belli başlı ihtiyaçlarına denk gelecek maddi destekte bulunmaktır. Bir islami hareketi maddi olarak iyileştirmek ise, bireyi ve toplumu ıslah etme aşamalarında araç olarak kullanılacak yöntemlerin maddi külfetini minimize etmek veya ortadan kaldırmak amacıyla kişinin sahip olduğu maldan harcamada bulunmasıdır.


İslami hareketi maddi konuda iyileştirmek adına yapılan infak aynı zamanda toplumla iç içe olan hareketin, bireylerin ihtiyaçlarını da gidermeyi beraberinde getirmiş olacaktır. Organize olmuş bir İslami harekete yapılan infak, ihtiyaç sahiplerine daha hızlı ve sağlıklı ulaşmakla beraber daha çok ihtiyaç sahiplerine ulaştırma adına yardımcı olacaktır.

İslami hareketler, yetim ve muhtaçları korumanın yanında aynı zamanda müslümanlara karşı gece gündüz organize bir şekilde çalışan, toplumun fıtratını bozmak adına her türlü yolu mübah gören küfre karşı da mücadele halindedirler. Maddi gücü elinde tutan küfür bloğuna karşı mücadele etmek en az sebepleri yerine getirecek miktarda maddi bir güç gerektirir. Medya, gazete, dernek, vakıf, televizyon, basın, medrese vs bunlar müslümanlar’ın akidelerine kalkan olmak için kullanılan maddi külfetleri ağır olan cihad araçlarıdır. Bunların ayakta kalması, İslam davasının daha geniş kitlelere ulaşması için müslüman fertlerin infak konusunda ciddi bir kararlılık göstermesi gerekir.

“İnfak et sayıp durma, Allah da sana karşı nimetini sayıp esirger. (1) hadiste de geçtiği gibi müslüman İnfak verirken Allah’a karşı rahat olması gerekir. Çünkü en güzel Vaad Allah’ındır(cc). “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.(2)
Allah(cc) İnfak eden kulundan daha cömerttir, bire on bire yüz bire yediyüz ve kat kat fazlasını vaad eden bir Rabbimiz adına infak edilmez mi ?

Biz Allah’ın (cc) rızası için kendi lehimize infak etmek mecburiyetindeyiz çünkü Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) “Yarım hurma ile de olsa cehennemden korunun! (3) diye bize tavsiye de bulunuyor. “Kıyamet günü müminin gölgeliği, onun verdiği sadakadır.(4) hadis-i şerifi ile de infak eyleminin ahiretimiz için bir yatırım olduğunu görüyoruz.

İnfak eylemi Müslümanın davasına, Rabbine karşı sevgisinin bir ölçüsüdür. Sevgiye, iyiliğe, rızaya ancak bu şekilde ulaşılır. ” Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça “iyiliğe” ye eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu bilir.” (5) Nitekim ayeti kerimede Allah (cc) infak etmeyi ölçü olarak zikretmiştir.

Mü’min, sevgi iddiasını verdiği İnfak oranına göre delilillendirir. Kalbinde taşıdığı iman oranında infak etme ihtiyacı hisseder. İnfak etmede oran önemlidir çünkü herkesin malının miktarı bir değil, kim malının ne kadarını infak edebiliyor ise iddiasında ki samimiyet o orandadır.

Ebu Hureyre’den yapılan bir rivayette Peygamberimiz (a.s.m);

“Bir dirhem, yüz bin dirhemin önüne geçti (daha üstün geldi).” diye buyurdu.

“Bu nasıl olur?” sorusuna karşı da şu açıklamayı yaptı:

“Adamın birinin sadece iki dirhemi vardı, onlardan birini tasadduk etti. Diğer bir adam da (çok büyük servete sahip idi), malının yanına vardı ve oradan yüz bin dirhem alıp sadaka verdi.” (6)

Yine başka bir hadiste İbn Hanbel’in rivayetine göre Hz. Ali (ra) şöyle demiştir:

Üç kişi sadaka verdiler. Onlardan biri, sahip olduğu bin dirhemden yüz dirhemi; biri de sahip olduğu yüz dirhemden on dirhemi, diğeri de sahip olduğu on dirhemden bir dirhemi sadaka verdi. Hz. Peygamber (a.s.m) “Siz -üçünüz de- sevap kazanmada eşitsiniz.” buyurdu.(7) yani bu hadislerden anlaşılacağı üzere Allah (cc) miktara değil orana bakıyor. Biz infak oranımızı artırarak aslında Allah katında ki değerimizi, şerefimizi artıyoruz.

İnfak bir ibadettir ve bu ibadet ile kendimizi Allah’a (cc) yaklaştırmaya çabalamalı, bu ibadeti ihlas ile belirgin bir özelliğimiz haline getirmeliyiz. İnfak konusunda sınırları zorlamalı kendimiz ile sürekli bir yarış içerisinde olmalıyız. Sınırları zorlamaya en zirve örnek kuşkusuz Hz. Ebubekir (r.a) efendimizin sergilediği örnek davranış olmuştur.

Ömer İbnü’l-Hattab (r.a) anlatıyor:
“Bir gün Rasûlullah (s.a.v.) bize, elimizde olanlardan tasadduk etmemizi emretti. Bu da yanımda mal bulunduğu bir güne rastladı. Kendi kendime dedim ki:

“Bari bugün Ebû Bekir’i geçeyim.” Ve elimde verilebilecek ne varsa yarısını tasadduk ettim. Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) sordu:
– Evine ne bıraktın?
– Elimdekinin yarısını, dedim. Ebû Bekir’e:
– Sen evine ne bıraktın? diye sorunca Ebû Bekir:
– Allah’ı ve Rasûlünü bıraktım, diye cevâb verdi.

Ben de kendi kendime: “Bundan sonra hiç bir işte seninle yarışmam yâ Ebâ Bekir” dedim. Sonra Nebîyy-i Ekrem bize dönüp:

– “Aranızdaki fark, söylediklerinizin arasındaki fark kadardır” buyurdular.

Allahu Teala malını ve canını infak etmede kendi rızası için sınırları zorlayan kullarından eylesin bizleri…

(1) Müslim
(2) Bakara /261
(3) Buhârî
(4) İbn Hanbel
(5) Al-i İmran /92
(6) Nesaî
(7)  Müsned

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.