DOLAR
18,6451
EURO
19,6342
ALTIN
1.075,58
BIST
5.003,71
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Açık
14°C
Diyarbakır
14°C
Açık
Cumartesi Açık
12°C
Pazar Çok Bulutlu
10°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
8°C
Salı Hafif Yağmurlu
9°C
Advert

Bismil Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü Eğitim Ve Danışmanlık Birimi Tarafından Ailede Maneviyat Konulu Seminer Verildi

Bismil Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü Eğitim Ve Danışmanlık Birimi Tarafından Ailede Maneviyat Konulu Seminer Verildi

Bismil Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü Eğitim Ve Danışmanlık Birimi tarafından Aile Haftası etkinlikleri kapsamında; Evde bakım hizmeti ve sosyal ekonomik destek alan ailelere ”Ailede Maneviyat” konulu seminer verildi. Seminerde Bismil Vaizi Hacı Su konuştu.

Aile destek merkezi konferans salonunda gerçekleşen seminerin konusu gereği konuşma yapan Bismil Vaizi Su, şöyle konuştu;

”Yüce Allah Kur’an- ı Kerim’de “Kaynaşmanız için kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.” (Rum: 21) ayetiyle aile Allah’ın delillerinde sayıp önem vermiştir. Bir arifin ifadesiyle ;Bu dünyada aile kişinin cennetidir.” Biz de buna ilaveten diyoruz ki: mecazi anlamda aile ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur. Daha açık bir ifadeyle, dünya hayatında mümin bir kişi için, uyumlu ve imanlı bir aile, mutluluğun; uyumsuz ve fasık bir aile de mutsuzluğun ve huzursuzluğun baş kaynağıdır…Aile, bireyden cemaate, düzensizlikten nizama, günahlardan ibadete geçişin temel aracıdır. Kişinin kendilerinden sorumlu olduğu eşi, çocukları ve yakın akrabalarıyla kuracağı toplumsal ilk çekirdek ailedir. İki Müslüman’ın İslami kaide ve kurallar çerçevesinde nikâh ile bir araya gelerek kuracakları sıcak bir yuva başta kendileri için bir sükûnet kaynağı ve ilahi rahmetin tecelligahı, çocukları için de bir eğitim müessesi ve terbiye kurumudur. Her şeyde olduğu gibi ailede adaletin, merhametin, muhabbet ve ihtiram üzeri kurulması gerekir Adaletin olmadığı yerde zulüm, gadr ve insafsızlık var olacaktır. Resul-i Ekrem ‘’Sizin en hayırlınız, kadınlarına karşı en iyi davrananınızdır.” hadisi ie aile hayatı, karşılıklı anlayış, sabır ve muhabbet üzere bina edilmesi, İslam’ın ibadet olarak gördüğü evlilikte esas, eşlerin bu beraberliği korumaları ve dünya ve ahiret saadetine vesile olacak bir hayat sürdürmesini tavsiye etmektedir .Ayet-i kerimede kadın ve erkek birbirinin için libası diye tabir edilir. Libas yani Elbise insanın ayıplarını örter, öyleyse eşler de birbirlerinin ayıp ve kusurlarını örtmeliler, sadece örtmekle kalmayıp o ayıpların aşikâr olmasının da önünü almalıdırlar. Eşlerden her biri ötekisini günahların peşinden gitmekten alıkoymalı ve olumsuzluğun türünün fertleri arasında yayılmasının önünü almalıdır. Nitekim “Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin velileri, yardımcılarıdır. Onlar iyilikleri teşvik edip kötülükleri menederler. Namazı hakkıyla yerine getirir, zekâtı verir, Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte onları Allah geniş rahmetine mazhar edecektir. Çünkü Allah Aziz’dir, Hakîmdir / üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe, 9/71).kaidesini aile ve sosyal hakim kılmak öncelikli görevimiz olmalıdır. Biz birbirimizin yurdu değil de kurdu yapan anlayışları toptan reddediyoruz. Aksine İslam’a göre insanlar zayıf yaratıldığından hata yapma temayülüne sahiptirler. Burada önemli olan, eşlerin birbirlerine sahip çıkarak, kusurları görmezden gelerek, eksik ve kusurların giderilmesi için birbirlerine yardımcı olarak hataların önüne geçmeleridir. Zira kadının ya da erkeğin kimi kusurları olsa da iyilikleri çok daha fazladır. Bütün bunlar göz önüne alınarak muamelede bulunulmalıdır. Erkek ya da kadın eşinin kusurlarını büyütmekten kaçınmalı, hata ve yanlışlar nefrete yol açmamalı ve ortak hayat çekilmez hale getirilmemelidir. Mesut ve huzurlu aileler, hizmet görevini en iyi yapan, sorumluluklarını en iyi bir şekilde yerine getirmeye çalışan, birbirlerine yardımcı olan ailelerdir. Allah’ın onları sevdiği, onların da Allah’tan razı olacağı ailelerdir. İslam, erkeği aile sorumlusu ve kadının üzerinde yönetici olarak tayin etmiş, kendisine değişik sorumluluklar yüklemiştir. Ancak erkeğin ev reisi ve eşinin üzerinde yönetici olması ahlâkça ve faziletçe eşinden üstün olduğu ya da ondan daha takvalı olduğu anlamında değildir. Müslüman kadınlar, hayatlarını takva üzerine bina eden saliha kadınlardan olmak için çabalamalıdırlar. İslam’da saliha kadınlar; eşlerine itaatkâr olan ve eşlerinin yokluğunda onların haklarını koruyan kadınlar olarak tanımlanmaktadır.

Kadın ve erkek, evliliği birlikte yürütmek, aileyi sağlam ve salih temeller üzerinde bina etmekle Kadını layık olduğu makama oturtup haklarını bahşeden ve cennetin annelerin ayaklarının altında olduğunu müjdeleyen İslam’a göre hareket edildiğinde, aile içerisinde önemli bir sorun yaşanmadığı gibi, takva üzerine yükselen aile hayırlı nesillerin yetiştiği bereketli bir mektebe dönüşecektir. İşte bu, Allah Teâlâ’nın ve Resulünün hoşlandığı ve İslam’ın numune olarak gösterdiği ailedir. Rabbim tüm kardeşlerimize, kendilerini dünya ve ahiret hayatlarında mesrur kılacak beraberlikler nasip etsin. Her Müslüman evi bir mekteptir, bu mektebin öğretmenleri anne-babalar, sıraları da onların sevgi dolu kuşaklarıdır. Aile mektebimizin ders programı Allah’a kul olmak, namaz kılmak. ibadetlerde sabırlı olmak ve rızk endişesinden kurtulmaktır varlıkların en mükemmeli ve en üstünü olan insanın Allah katındaki değeri îmân, ibadet, sâlih amel, takva ve güzel ahlâk nispetindedir. Çünkü Allah insanları bu açıdan değerlendirmekte, onların fizik yapılarına, renklerine, ırklarına, cinsiyetlerine, sağlam veya engelli oluşlarına bakmamaktadır. “Allah katında en üstün olanınız en muttaki olanınızdır” (Hucûrât, 49/12 ) Erkek olmadan kadın bir hiç olduğu gibi kadında olmadan erkek bir hiçtir. ‘’Kadına şiddet’’ kavramını doğru bulmuyor erkeğe de hayvana da yapılmasına karşıyız. Şiddet kültürüne karşı olmamız gerekir. Maalesef kadın, çocuk üzerine oynuyorlar. Erkeğe şeytan olarak gösteriliyor. Aile zindan gibi gösteriliyor. Kadını aileden koparmak ve neticede kadını cinsel bir meta veya ucuz iş gücü olarak haklarını istiyorlar Son yıllarda ki Emperyalizm feminizm ile kadınları özgürleştirme vaadi ile kandırılıp eski zaman kölelerinden daha zalim bir esarete razı edildiler, bunun sonucunda sadece hürriyetlerini değil kadınlıklarını da kaybetmesine neden oldular. Aile bu dünyadaki hususi bir cennettir ve toplumun temelidir. Korunması gereken en önemli hazine ve son kalemizdir. Aileyi yıkmak ve yeni doğacak nesillerin yolunu tıkamak istiyorlar. kadınların kocaları üzerinde hakları var. Kocanın da kadın üzerinde hakları var. Bu haklara karşı 2 tarafın da dikkat etmesi gerekiyor. Kadın annedir. Anne bizim baş tacımızdır. Evin manevi mimari annedir. Anne güzel bir şekilde anneliği yaptığı zaman çok güzel bir nesil yetiştirir. Biz evdeki anneye çok muhtacız. Eskiden anne ve babalarımız çok sıkıntı çekerdi, ama ailede huzur vardı. Sevgi saygı vardı.” Güçlü bir ruhsal yaşama giden yolun en önemli anahtarı ise manevi zenginliktir. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun manevi bağları güçlü olanlar kendilerini daha güvende hisseden huzurlu insanlardır. Endişeden, korkudan, kötümserlikten uzak bir hayat sürerler. Dostluk ve aile bağlarına önem verir, sosyal çevreleriyle olumlu ilişkiler geliştirirler. Çevrelerini yüreklendirip teşvik ederler. Sözü ile aile manevi değerleri aileler uzun ömürlü olur. Maddi kaygılar üzerine kurulmaya çalışılan aile maneviyat yoksa yıkılmaya mahkumdur ve acı bir şekilde tecrübe edildiğini görüyoruz. Sevgisizlik güzel bir kadını çirkinleştirir, sevgi de çirkin bir kadını güzelleştirir. Hayırlı evlatlara sahip olmak için helal kazanç ve takvaya dikkat etmemiş gerekir. Üstad Bediuzzaman değindiği üzere kadın- erkek ve eşlerin tavırları şöyle olması lazım diye düşünüyorum. Hem bahtiyardır o kadın ki; kocasını mütedeyyin görür, ebedî dostunu ve arkadaşını kaybetmemek için o da tam mütedeyyin olur; saadet-i dünyeviyesi içinde saadet-i uhreviyesini kazanır. Bedbahttır o adam ki; sefahete girmiş zevcesine ittiba eder; vazgeçirmeye çalışmaz, kendisi de iştirak eder. Bedbahttır o kadın ki; zevcin fıskına bakar, onu başka bir surette taklid eder. Veyl o zevc ve zevceye ki; birbirini ateşe atmakta yardım eder. Yâni; medeniyet fantaziyelerine birbirini teşvik eder. Aynı zamanda engelli veya anne-babası başlı başına Cennete vesilen olan ağır bir imtihan olduğunun farkına olalım. Kimilerimiz evle, eşle, kardeşle, ya da arkadaşla imtihan edileceğimizi bilince olalım.

Ne mutlu imtihan en zor safhalarında iman, sabır, ve tevekülle dünya hayatımızı ibadet ve ahireti de mukafat yeri olarak görenlere. Engelli kardeşlerimize bakarak zor olsa da büyük bir ibadette bulunduğunuz farkında olun. Bu konuda Rabbim yar ve yardımcınız olsun.” diye konuştu.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.